Issız tepelerde güneşe bakıp saati tahmin etsem;
haberim olmasa hiç perşembeden, pazartesiden..

Turgut Uyar
#21Ağustos1985

Sanki bütün bir hayat, o, anlatılması imkansız sayısız an’la, tümüyle hatırlanması mümkün olmayan karmakarışık rastlantılarla, varolan ve olmayan, gördüğümüz ya da yalnızca düşündüğümüz, yaşadığımız ya da yalnızca hayal ettiğimiz sonsuz görüntüyle bir kağıda geçirilmiş ve sözcüklere dökülmüş gibi..

Kürşat Başar, Yaz

Elimde bavulumla oturuyorum. Sürekli açılan sonra yeniden toplanan bir bavul. Ama insan yalnızca giysilerini koymuyor onun içine bir yerden ayrılırken… Bütün o zamanın içinde birikmiş duyguları, hüzünleri, mutlulukları, acıları, yıpranmışlığı, anıları ve her seferinde kendi kendine sorduğu ama cevabını pek bulamadığı bir sürü soruyu da doldurup gidiyor.
Kim bilir, belki de gerçekten gizemli olan bir şey var, hepimiz için ayrı yazılmış, şifreli bir yazı gibi, ne yaparsak yapalım bizi yine o kurguya çeken, kendi verdiğimiz kararla hayatımızı kurduğumuzu sanırken aslında önceden tasarlanmış bir sahnenin oyuncusu yapan..
Bizim dilimizde buna “alınyazısı” deniyor..

Kürşat Başar, Yaz

Her şey çiftiyle güzel..
Kiraz bile yalnız değil,
İki tane sapında.
Çorap desen,
Giyilmez eşi kayıpsa.
Gözyaşım çift damlar,
Sen yoksan yanımda.
Dert desen çekilmez,
Dostun uzaktaysa.
Tuzluk biberlikle gelir sofraya.
Banklar hiç güzel değil,
Tek başına oturunca.
Yastıklar da hep çift konur,
Çünkü bu hayatın tadı
Çift olmakta..

N.B. Yavuzer